02:00
09 Ekim 2026 Cuma
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Gizem Özcan, yatırım fonlarında yaşandığı öne sürülen manipülatif işlemleri ve yatırımcı mağduriyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Fon hareketlerinin, denetim süreçlerinin ve olası sorumlulukların araştırılmasını isteyen Özcan, “Paranın izini sürmeden sorumluluğu ortaya çıkaramayız” dedi.
YENİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, 8 Ekim Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemleri gündeme getirdi.
YENİ Parti grubu adına konuşan Özcan, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetlerin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek işlem kayıtlarının, para hareketlerinin ve denetim süreçlerinin Meclis araştırma komisyonu tarafından incelenmesini istedi.
Yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin yalnızca finansal kayıplar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Özcan, vatandaşların birikimlerini lisanslı ve denetlendiğine inandıkları kuruluşlara emanet ettiğini söyledi.
Özcan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu insanlar paralarını sokakta karşılaştıkları birisine teslim etmediler, lisanslı kuruluşlara, denetlendiğine inandıkları yatırım fonlarına yatırdılar, karşılarında bir kamu otoritesi olduğunu düşündüler.”
Vatandaşların denetim mekanizmalarına duyduğu güvenin önemine dikkat çeken Özcan, sistemde büyük mağduriyetlerin nasıl ortaya çıktığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Araştırma önergesinde ciddi iddiaların yer aldığını belirten Özcan, piyasa derinliği sınırlı bazı hisselerin belirli fonlar aracılığıyla yoğun ve koordineli işlemler sonucunda yükseltildiği, ardından bu hisseleri taşıyan fonların daha geniş yatırımcı kitlelerine pazarlandığı yönündeki iddiaların incelenmesini istedi.
Bu iddiaların doğruluğunun ayrıntılı finansal incelemelerle ortaya çıkarılabileceğini kaydeden Özcan, fonların ilk finansmanından yatırımcıların sisteme giriş ve çıkışlarına kadar bütün işlemlerin takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Özcan, “Fonları ilk kim finanse etti? Hangi hisseler, kimden alındı? Kim hangi tarihte ne kadar kazançla çıktı? Fon yöneticileri ile şirketlerin hâkim ortakları arasında nasıl ilişkiler vardı? Paranın izini sürmeden sorumluluğu ortaya çıkaramayız” diye konuştu.
Kamu kurumlarının sorumluluğuna da değinen Özcan, fon işlemlerine ilişkin uyarıların ilgili kurumlara ne zaman ulaştığının ve bu uyarılar karşısında hangi önlemlerin alındığının belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Denetim raporlarının hazırlanması, değerlendirilmesi ve yaptırıma dönüştürülmesi süreçlerinin de incelenmesini isteyen Özcan, denetleyici kurumların yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra harekete geçmesinin yeterli olmadığını ifade etti.
Özcan, “Görevi, tehlikeyi zamanında görüp vatandaşın zarar görmesini önlemektir. Yangın çıktıktan sonra tutanak tutmak yangını önleme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.
Özcan, araştırılması gereken başlıklardan birinin de kamu görevlileri ile özel finans kuruluşları arasındaki olası ilişkiler olduğunu belirtti.
Bazı finans kuruluşlarının yönetiminde veya danışmanlık yapılarında eski ya da mevcut üst düzey kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığının araştırılmasını isteyen Özcan, olası ilişkilerin denetim süreçlerinde ayrıcalığa, gecikmeye veya müdahaleye yol açıp açmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Bu soruların herhangi bir kişiyi peşinen suçlu ilan etmek anlamına gelmediğini vurgulayan Özcan, kamu yetkisinin herkese eşit uygulanıp uygulanmadığının açıklığa kavuşturulmasının önemine işaret etti.
Fonlarda yaşanan gelişmelerin ardından yatırımcıların karşı karşıya kaldığı tasfiye sürecini de gündeme getiren Özcan; varlıkların nasıl satılacağı, olası zararların kim tarafından karşılanacağı ve birikimlerin enflasyon karşısında nasıl korunacağı konularında açıklık sağlanmasını istedi.
Tasfiye sürecinin uzun yıllara yayılması ihtimaline dikkat çeken Özcan, yatırımcılara yalnızca beklemelerinin söylenmesinin yeterli olmayacağını belirterek ödeme takvimi ve yatırımcı haklarının korunmasına ilişkin kuralların netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda yatırım fonlarına ilişkin iddiaların araştırılması için Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineleyen Özcan, işlem kayıtlarının, denetim raporlarının, ihbarların ve şikâyetlerin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.
Adli soruşturmaların yanı sıra idari, kurumsal ve siyasi sorumlulukların da araştırılması gerektiğini belirten Özcan, milletvekillerine önergeye destek verme çağrısında bulundu.
Özcan, “Gelin, Meclis vatandaşın hakkını arasın, paranın izini sürsün, sorumluluk zincirini ortaya çıkarsın” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız